Öncelikle kitabın ana fikrini bir cümlede özetlemek istiyorum: Zenginliğe giden yol şanstan değil, para biriktirmek ve doğru yatırım yapmaktan geçer; insan, gelirini sürekli başkaları için harcar fakat bu sırada kendisini unutur ve zengin olmak için kişi geliri eline geçtiği gibi ilk olarak bu gelirin en az %10’luk bir kısmını (yaşam kalitesini düşürmeyeceği durumlarda daha fazla da olabilir) kendine saklamalı ve bu para ile ‘doğru’ yatırım yapmayı öğrenmelidir.
Kitapta altını çizdiğim önemli alıntılar ise şunlar:
- “Bir insanın zenginliği, taşıdığı cüzdanda değildir. Şişman bir cüzdan eğer yeni altınlar gelmiyorsa hemen boşalır. Arkad’ın cüzdanını her zaman dolu tutmasının sırrı, ne kadar harcarsa harcasın bir yerden gelen gelirinin olması.”
- Bu alıntıda “Bir yerden gelen gelirinin olması” cümlesiyle kasıt, geçmişte maaşının %10’unu saklayarak yatırım yapmış olması ve sonuç olarak paranın artık pasif olarak ona gelmesi.
- “‘Fakat bütün kazandığım benim değil mi zaten?’ diye devam ettim. ‘“Hiç de bile. Kıyafetlerini yapan adama para vermiyor musun? Sandaletlerini yapan adama para vermiyor musun? Yediğin şeylerin parasını vermiyor musun? Babil’de para harcamadan yaşayabilir misin? Geçtiğimiz ay kazandıklarının sonucu olarak neyi gösterebilirsin? Geçtiğimiz senenin? Aptal! Kendin dışında herkese para ödüyorsun. Başkaları için çalışıyorsun. Bari bir köle ol da sahip olan kişi sana yiyecek ve kıyafet versin. Kazandığının onda birini kendine saklarsan on yılda elinde ne kadar para olur düşünsene.’ (…) Kazandığının bir bölümü sende kalmalı. Ne kadar az kazanırsan kazan, bu miktar onda birden az olmamalı. Daha fazla da olabilir. Önce kendine ödeme yap. Kıyafetlerini ve sandaletlerini yapanlara, yemeğe ve tanrılara kefaret verdikten sonra kalacak olandan fazlasını verme.”
- Bu alıntıda ise kişinin aslında kendi zamanını harcayarak kazandığı parayı kendisi dışında herkese harcaması ve bu sebeple elle tutulur bir paraya sahip olamaması aktarılıyor ve kişinin parayı kazandığı gibi ilk olarak kendine ödeme yapması gerektiği vurgulanıyor. Bu miktarın %30 %40 gibi yüksek bir tutar olması zorunlu değil, aksine kişinin geçmişteki yaşam şartını çok da değiştirmeyecek %10’luk bir mebla en alt sınır olmalı. Unutulmamalıdır ki zenginlik görecelidir ve kişinin ne kadar harcama yaptığına bağlıdır. X kişisinin zenginlik anlayışı ile Y kişisinin zenginlik anlayışı ve zengin olmak için sahip olması gereken para farklıdır.
- “‘Biriktirdiğin her altın para, senin için çalışan bir köle demek. Her bir bakır para, senin için çalışabilecek bir köle çocuğu. Eğer zengin olursan biriktirdiğinin senin için kazanmaya devam etmesi ve onun çocuğunun da kazanması gerekiyor ki bu sayede o çok istediğin bolluğa kavuşabilesin.’ (…) Zenginlik de bir ağaç gibi küçük bir tohumdan büyüyor. İlk biriktirdiğin bakır, zenginlik ağacını büyütecek olan şey. Bu tohumu ne kadar erken ekersen ağacın da o kadar çabuk büyümeye başlar. Onu düzenli birikimle beslersen en yakın zamanda gölgesinde keyif çatabileceğin hale gelir.’”
- Burada da kişinin yalnızca %10’luk bir birikim yapmasını değil, yatırım yapması gerektiğini anlatıyor. “Eğer zengin olursan biriktirdiğinin senin için kazanmaya devam etmesi ve onun çocuğunun da kazanması gerekiyor ki bu sayede o çok istediğin bolluğa kavuşabilesin.” cümlesi ile aslında yatırımdan kazanılan paranın tekrardan yatırıma koyulması gerektiğini ve bu sayede dünyanın 8. harikası olarak da adlandırılan, Albert Einstein’a atfedilen ve kazançların üzerine tekrar kazanç eklenerek paranın katlanarak büyümesini sağlayan bileşik faiz konusuna vurgu yapılıyor.
- “Birikimim arttıkça arada harcama arzularım uyandı; satıcıların Fenikelilerin diyarlarından gemilerle ya da başka yerlerden develerle getirdiği şeyleri satın almak istedim. Ama bilge bir şekilde kendimi tuttum.”
- Bu söz aslında insanların zengin oldukça artan tek şeyin gelirinin değil, giderlerinin de yaşam koşullarının artması sebebiyle arttığını ve insanların bu durum karşısında tedbirli olması gerektiğini anlatıyor. Zengin olmak için kazanılan paranın harcanması değil, kazanılan paranın insanın ihtiyaçları ve isteklerini kapsayan paradan daha fazla olana kadar birikmesi ve getiri sağlaması gerekiyor.
- (Karakterin biriktirdiği para ile yanlış ve mantıksız bir yatırım yapması üzerine) “‘Neden tuğla ustasının kuyumlar hakkındaki bilgilerine güveniyorsun? Fırıncıya gidip yıldızlar hakkında soru sorar mıydın? Yıldızlar hakkında bir şeyler öğrenmek için elbet bir gökbilimciye giderdin; düşünebilseydin eğer gideceğin yer bir astrolog olurdu. Birikimlerin gitti evlat, zenginlik ağacını kökünden sarstın. Ama bir tane daha dik, tekrar dene. Ve gelecek sefer eğer kuyumlarla ilgili bir fikre ihtiyacın varsa kuyumcuya git. Koyunlarla ilgili doğru bir şey öğrenmek istiyorsan çobana git. Tavsiye bedava verilen bir şey olsa da kimden ne konuda tavsiye aldığına dikkat et. Birikimleri konusunda bu konuda tecrübesi olmayan birinden tavsiye alan biri, bunun bedelini aldığı fikirlerin yanlışlığına birikimlerini kurban ederek öğrenir,’ dedi ve yanımdan ayrıldı.”
- Az önce de söylediğim; insanın parasını yatıracağı yerin anladığı yer veya bir konuyu anlayan kişi olması gerektiği üzerinde duruluyor.
- (Bu öneriyi dikkate alan ve bir sonraki birikimlerini doğru yere yatırım yapması üzerine) “‘Bu sefer birikimlerimi kalkan yapan usta Aggar’a bronz alması için teslim ettim ve dört ayda bir bana faiz ödüyor.’ “‘Bu iyi. Peki aldığın faizle ne yapıyorsun?’ ‘“Bal ve iyi şarap ve baharatlı keklerle büyük bir ziyafet çekiyorum. Kendime kırmızı bir tunik de aldım. Bir gün umarım genç bir eşek alacağım binmek için.’ “Algamish bu söylediklerime güldü. ‘Birikimlerinin çocuklarını yemişsin. O zaman onların senin için çalışmasını nasıl beklersin?”
- Her ne kadar doğru yere yatırım yapılsa da, az önce bahsettiğim “Bileşik Getiri” konusuna da dikkat edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
- “Arkad, derslerini iyi öğrendin. Önce kazandığından daha azıyla yaşamayı öğrendin. Sonra kendi alanlarında tavsiye verebilecek insanlara fikir danışmayı öğrendin. Ve sonunda altının senin için çalışmasını sağlamayı öğrendin.”
- Bahsedilen tavsiyeleri kısaca özetliyor.
- ““Tavsiyem, Algamish’in bilgeliğini örnek alın ve kendinize şöyle söyleyin: ‘Kazandığımın bir kısmı bende kalmalı.’ Sabah kalktığınızda bunu düşünün. Öğlen kendinize bunu hatırlatın. Gece bunu düşünün. Her gün, her saat başı bunu düşünün. O kadar çok kez bunu kendinize söyleyin ki harfler gökyüzünde ateşten yapılmış bir şekilde belirsin gözlerinizin önünde.”
- “Hazinenizi çok dikkatli bir şekilde yatırımlar a yönlendirin ki kaybolmasın. Yüksek faizler sizi kayalara çağıran, geminizi batıracak olan sirenlerin tatlı ama yalancı melodilerinden farklı değildir. “Tanrılar sizi yanlarına çağırdığında aileniz ihtiyaçlarını karşılayabilsin diye biriktirin. Düzenli olarak küçük ödemeler yaparsanız böyle bir korumayı sağlamanız mümkün olur. Tutumlu bir insan büyük bir miktarı böyle akıllıca bir neden için kenara koymayı hiç ertelemez. (…) Küçük ve güvenli bir getiri, her zaman riskten yeğdir. “Buradayken hayatın tadını çıkarın. Kendinizi fazla zorlamayın ya da çok fazla biriktirmeye çalışmayın. Eğer kazandığınızın sadece onda birini tutabiliyorsanız bununla tatmin olun. Bunun dışında gelirinize göre yaşayın ve harcamaktan korkup cimrileşmeyin. Hayat güzel ve tadı çıkarılması gereken şeylerle dolu.””
- Yapılan yatırımın riski ile getirisinin düzgün olması gerektiğinden bahsediliyor. Eğer katlanılamıyorsa yüksek risklerden kaçınılması gerektiğinden bahsediliyor. Aynı zamanda hayatın geçici olduğu ve bu nedenle de çok fazla birikim yaparak hayatın tadını çıkarmayı unutmamak gerektiğinin de üzerinde duruyor.
- “Birinci Çare Cüzdanınızı Şişmanlatmaya Başlayın (…) İkinci Çare Harcamalarınız Kontrol Edin (…) Üçüncü Çare Altınınızı Katlayın (…) Dördüncü Çare Hazinenizi Kayba Karşı Koruyun (…) Beşinci Çare Yaşadığınız Yeri Kâr Edebileceğiniz Bir Yatırıma Dönüştürün (…) Altıncı Çare Geleceğiniz İçin Gelirinizi Garantileyin (…) Yedinci Çare Kazanma Kapasitenizi Arttırın.”
- Önce kendinize ödeme yapın. Kazandığınız her paranın belirli bir kısmını (kitapta önerilen oran %10’dur) harcamadan önce kenara ayırmalısınız. Fatura veya borç ödemeden önce, birikim hesabına para aktarmak servet inşasının ilk adımıdır. İstek ve ihtiyaç ayrımı yapın. Geliriniz arttıkça harcamalarınız da artmamalı (“Lifestyle Inflation”dan kaçının). Zorunlu ihtiyaçlarınız ile keyfi isteklerinizin arasındaki farkı belirleyip bir bütçe oluşturmalısınız. Tasarruf, geliri artırmakla değil, gideri yönetmekle başlar. Paranızı çalıştırın (Bileşik Getiri). Biriktirdiğiniz paranın atıl durması sizi zengin etmez. O parayı yatırıma dönüştürerek (hisse senedi, fon, faiz, iş ortaklığı vb.) paranın da para kazanmasını sağlamalısınız. Buna modern dilde pasif gelir yaratmak denir. Risk yönetimi yapın. Hızlı zengin olma vaatlerine kanmayın. Yatırım yaparken ana paranızı korumak, kâr etmekten önce gelir. Bilmediğiniz işlere girmek yerine, işin uzmanlarına danışmalı ve güvenilir, sağlam yatırımları tercih etmelisiniz. Mülk sahibi olun. Kitap, kira ödemek yerine kendi evinizin sahibi olmayı öğütler. Bu sayede yaşam maliyetiniz düşer ve sahip olduğunuz mülk zamanla değerlenerek sizin için bir varlık (asset) haline gelir. Emeklilik planlaması yapın. Gençken ve gücünüz yerindeyken, yaşlılık günleriniz ve ailenizin geleceği için yatırım yapmalısınız. Sigorta, bireysel emeklilik sistemleri veya uzun vadeli temettü yatırımları bu maddeye girer. Kendinize yatırım yapın. En büyük varlığınız kendinizsiniz. Mesleki becerilerinizi geliştirmek, yeni şeyler öğrenmek ve tecrübe kazanmak, potansiyel gelirinizi artırmanın en kesin yoludur. Daha bilgili ve yetenekli olduğunuzda, daha çok kazanırsınız.
Kitabı özetleyecek olsam bunları söylerdim fakat belirtmeliyim ki kitap çok daha detaylı ve borç, şans ve Fırat Nehri üzerinde kurulmuş büyük bir şehir ve imparatorluk olan Babil üzerine de gidiyor, kesinlikle okunulmasını tavsiye ederim. Kişisel olarak ben her ay gelirimin bir kısmı ile yatırım yapmam gerektiğini biliyor ve yapmaya çalışıyordum fakat bunu sona bıraktığım için elimde paranın kalmadığı/az kaldığı dönemler oluyordu fakat kitabı okuduktan sonra değiştireceğim en büyük özelliğim gelirimi aldığım gibi yatırım yapmak olacak…
(152)
“Niyet Varsa Yol Bulunur”