
Aralık ayında kişisel olarak bir şey yapmadım, yalnızca derslerime çalıştım. Şubat ayının ortasında 2 sınavım var ve hedefim ikisini de geçmek. Her ne kadar iki sayısı oldukça az gözükse de içerikleri de bir o kadar fazla. Bu ay tekrardan düzenli olarak kitap okumaya başladım. Tekrardan kitap okumaya başlamak için kendime bir kindle aldım ve gerçekten aldığım için çok mutluyum. Hem biraz para verdiğim için kendimi okumaya zorluyorum hem de gerçekten sürekli kitaplar alıp küçücük yurt odamda yer kaplamasındansa yanımda sürekli taşıyabildiğim bir kütüphanem olduğu için mutluyum. Bu ay “Babil’in En Zengin Adamı” kitabını okudum ve şu an “Bir Borsa Spekülatörünün Anıları” kitabını okuyorum. Okuduğum kitapları daha detaylı olarak yorumlayıp blogumda paylaşacağım.
Aralık 2025, hem Türkiye’de 2026 yılına dair ücret ve para politikalarının belirlendiği hem de küresel piyasalarda merkez bankalarının “yumuşak iniş” senaryolarını teyit ettiği kritik bir ay oldu.
Aralık 2025’te yaşanan en önemli ekonomik ve finansal gelişmelerin özeti şöyledir:
Türkiye gündeminin en sıcak başlıkları 2026 asgari ücreti ve TCMB’nin faiz indirimi döngüsüydü.
2026 Asgari Ücreti Belli Oldu (23 Aralık):
- Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun çalışmaları sonucunda, 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olacak Net Asgari Ücret 28.075,50 TL, Brüt Asgari Ücret 33.030,00 TL olarak açıklandı. Bu rakam, 2025 yılına kıyasla yıllık bazda yaklaşık %65’lik bir artışa (Ocak 2025’teki 17.002 TL baz alındığında) işaret etti. İş dünyası ve sendikalar arasında yoğun geçen pazarlıkların ardından açıklanan bu rakam, enflasyon hedeflemesi ve refah payı dengesi gözetilerek belirlendi.
TCMB Faiz İndirimine Gitti (11 Aralık):
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın son Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 150 baz puan indirerek %39,5’ten %38 seviyesine çekti. Karar metninde, Kasım ayı enflasyonunun beklentilerin altında kalması ve enflasyonun ana eğilimindeki düşüşün faiz indirimini desteklediği vurgulandı. Bu hamle, sıkı para politikasından kademeli gevşemeye geçişin net bir işareti olarak yorumlandı.
Kasım Enflasyonu Beklentilerin Altında Kaldı (3 Aralık):
- TÜİK tarafından açıklanan verilere göre, Kasım 2025’te Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda %0,87, yıllık bazda ise %31,07 olarak gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık bazda %27,23 artış gösterdi. Aylık enflasyonun %1’in altına kalıcı olarak inmesi, 2026 yılı enflasyon hedefleri (tek hane yolculuğu) için moral kaynağı oldu.
Hizmet Enflasyonu ve Kira Artışları:
- Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) yıllık %34,93 artışla (31 Aralık verisi) manşet enflasyonun üzerinde seyretmeye devam etse de, ivme kaybı gözlendi.
Dünya ekonomisinde “enflasyonla mücadelenin sonuna gelindiği” ve faiz indirimlerinin hız kazandığı bir ay yaşandı.
FED Faiz İndirimine Devam Etti (10 Aralık):
- ABD Merkez Bankası (Fed), Aralık toplantısında politika faizini 25 baz puan daha indirerek hedef aralığı %3,50 – %3,75 seviyesine çekti. Fed Başkanı, ABD ekonomisinin resesyona girmeden enflasyonu kontrol altına aldığını (yumuşak iniş) teyit etti. 2026 yılı için de kademeli indirim sinyali verildi.
ECB Faizleri Sabit Bıraktı (18 Aralık):
- Avrupa Merkez Bankası (ECB), yılın son toplantısında faiz oranlarını değiştirmedi. Mevduat faizi %2,00, ana refinansman faizi %2,15 seviyesinde sabit tutuldu. ECB, Euro Bölgesi enflasyonunun orta vadede %2 hedefine oturacağını öngörerek “bekle-gör” politikasına geçti. Karar metninde 2026 yılı için büyüme tahminleri hafif yukarı yönlü revize edildi (%1,2).
Küresel Emtia ve Enerji Fiyatları:
- Petrol fiyatları, küresel talebin ılımlı seyri ve arz dengesiyle 70-75 dolar bandında sakin bir seyir izledi. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerin cari dengesini ve enflasyon görünümünü olumlu etkiledi. Altın fiyatları (ONS), Fed’in faiz indirimleri ve jeopolitik risklerin azalmasıyla 2025 yılını güçlü bir seviyede kapattı.
(Yapay Zeka kullanılarak özetlenmiştir.)
Geçtiğimiz ay BIST100 dolar bazlı %2.21, S&P500 ise %0.2 artmış. Bu iki endeksin karşısında benim portföyüm ise %1.47 artmış.

US Fon ve Hisselerimin görüntüsü bu şekilde. Geçtiğimiz aya kıyasla portföyüme NLR, SGMT, HGBL, WRLD, SNAP Call Opsiyonu ve WYFI ekledim.
NLR fonu, nükleer enerji ve SMR tarafına odaklanan bir fon. Aslında bu fon ile benim geçmişim çok derin. Ben bu fonu iki sene önce, lisedeyken nükleer enerji konusunu araştırdığımda bulmuştum. O günden bu güne fon ortalama iki katına çıkmış fakat ben almamıştım çünkü açıkçası kendime güvenim yoktu.
Bu fon belki benim paramı ikiye katlamadı fakat bana çok önemli bir şeyi öğretti. Borsada küçük yatırımcı olarak para kazanmanın üç yolu var. İlki endekse pasif yatırım yapmak. İkincisi, piyasa değeri düşük şirketlere yatırım yapmak çünkü büyük yatırım firmaları az değerli şirketlere yatırım yapamıyor. Bunun nedeni de basit. Yatırım yapacakları miktar çok fazla ve bu tarz firmalara yatırım yapmak fiyatı oldukça fazla etkileyebilir. Küçük meblalarda yatırımın da getirisi büyük firmalar için kargaşaya değecek değil. Üçüncüsü ise, geleceğin sektörlerini herkesten önce tahmin edip kendine güvenerek yatırım yapmak. İşte NLR fonu bana 3. dersi öğretti ve bunun karşılığında sürekli hatırlamak için asla satacağımı düşünmediğim bir yatırım yaptım. Her NLR’ye baktığımda bu yatırım dersini hatırlayacağım.
SGMT’yi, her ne kadar biyoteknoloji ve ilaç sektöründen anlamasam da ilerisi için daha değerli olması gerektiğini düşündüğümden ufak bir meblada aldım.
WRLD ve HGBL’ye, elinde bulundurdukları ile gelecekten indirgenmiş nakit akışları değerlendirildiğinde değerinin çok altında oldukları için yine ufak bir miktarda yatırım yaptım.
WYFI ise çok farklı. Bu portföyümdeki bir diğer yapay zeka şirketi. WYFI; veri merkezi işletmeciliği, bulut bilişim ve GPU (Grafik İşlem Birimi) hizmetleri sunuyor ve çok büyük bir alanda, bilir kişilerle çalışarak bir veri merkezi kuruyor.
Son olarak ise SNAP opsiyonu. Bu deneme amaçlı olmayan ve portföyüme eklediğim ilk opsiyon. Snapchat’in değerinin çok altında olduğunu düşünüyorum fakat oldukça riskli bir yatırım olacağının da farkındayım. Bu nedenle doğrudan hisse almak yerine 1 yıllık opsiyon aldım. Aldıktan sonra da açıkçası opsiyonun fiyatı arttı fakat satmaya değmez. Bu nedenle elimde bekleteceğim.

Diğer Fon ve Hisselerime NVO’yu tekrardan ekledim. Beni oldukça ters köşe yapan bu şirket, en azından ödemem gereken vergi miktarını düşürdü, bu nedenle çok da rahatsız değilim 🙂 Fakat bu fiyattan almamak da kişisel olarak reddedeceğim bir şey olurdu.

Bunun haricinde portföyümde çok az miktar Bitcoin tutuyorum ve ilerde düşmesini bekliyorum. Beklediğim alanlar 75-70k bölgesi ve bu bölgeye geldiğinde yavaş yavaş portföyümün %10’luk bir kısmını Bitcoin’e ayırmak istiyorum.
Ayrıca CS2 Yatırımlarım da oldukça iyi gidiyor. Bunlar çok volatil ve uzun vadeli olduğu için anlık fiyat değişimleri beni etkilemiyor.
Sabit Getiri olarak portföyümün %6.42’si düşüş anında yatırım yapılmayı bekliyor.
Portföyümün ayrıca %2.67’si altın olarak duruyor.
Nakit olarak ise %6’lık bir dilim var. Bunun sabit getiride değil nakitte olmasının sebebi en yakın sürede BİST’te yatırım yapacak olmam.
Son olarak eklemek istediğim konu BES. Kendime bir BES hesabı açtım ve her ay gelirimin %5’ini katkı olarak sunuyorum. Sözleşmem %90 Altın ve %10 Gümüş içeriyor. Açıkçası devlet destekli değerli maden almak çok büyük bir katkı ve bu nedenle kullanmak istedim. Kredi kartı üzerinden aldığım için her alım 36 gün sonra gerçekleşiyor. Bir dahaki aylık portföyümde “Emtia” kısmında BES birikimlerimi de ekleyeceğim.
Bu aylık bu kadar. Herkese bol kazançlı, daha da önemlisi sağlıklı, huzurlu, öğretici ve adaletli bir sene diliyorum.