
Kasım ayı, yoğun bir şekilde ders çalıştığım aylardan biri oldu. Ayın sonuna doğru İstanbul’a gitmeme rağmen, günde ortalama 4 saat ders çalışmışım. Bu aydan öğrendiğim en önemli şey ise, üniversitede gerçekten insanın bir startup kurmak veya hobilerine vakit ayırmak için hiçbir zamanı olmaması; özellikle de zor bir bölümdeyseniz. Bütün günlerim aynı geçiyor; sabah uyan, kütüphaneye git, akşama kadar ders çalış, eve gel ve dinlen. Haftasonu da aynı. Neyseki arkadaşlarımla beraber ders çalışıyorum ve her gün disiplinli olarak çalışabildiğim için sorun oluşturmuyor, artık alıştım.
Her ne kadar zor olursa olsun, düşündüğüm zaman gerçekten iyi ki matematik okumayı seçmişim diyorum, özellikle de teknik üniversitede değil düz üniversitede. Tam olarak istediğim gibi saf matematik görüyoruz ve her ne kadar zor olursa olsun oldukça keyifli geçiyor.
Geçtiğimiz ay bir de kitap okuma alışkanlığımı geliştirmek için kendime kindle aldım. Yatmadan önce yarım saat ile 1 saat arasında kitap okuyorum. Okuduğum kitaplar yatırım ve ekonomi üzerine değil, klasiklerden oluşuyor. Güzel bulduğum kitapları gelecekte yazarım.
Geçtiğimiz ay yaşanan önemli ekonomik/siyasi gelişmelere baktığımızda ise;
-
CHP 39. Olağan Kurultayı: Kasım ayının son günlerinde gerçekleşen kurultayda, Özgür Özel 4. kez genel başkan seçildi. Parti içi liderlik tartışmalarının bu sonuçla bir süre rafa kalkması bekleniyor.
-
Belediyelere Yönelik Soruşturmalar: Adana ve Büyükçekmece gibi bazı belediyelere yönelik “yolsuzluk ve usulsüzlük” iddialarıyla başlatılan soruşturmalar ve gözaltı haberleri siyasi tansiyonu yükseltti. Muhalefet, bu durumu “siyasi baskı” olarak nitelendirirken, hükümet kanadı “yargı süreci” vurgusu yaptı.
-
Papa 14. Leo’nun Ziyareti: Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, resmi ziyaret kapsamında İstanbul ve İznik’e geldi. Bu ziyaret, hem dinler arası diyalog hem de Türkiye’nin inanç turizmi potansiyeli açısından önemli bir diplomatik adım olarak kayıtlara geçti.
-
Anket Sonuçları: Kasım ayında yayınlanan AREA Araştırma anketine göre CHP’nin birinci parti konumunu koruduğu, ancak kararsız seçmen oranının %23 seviyelerinde olduğu görüldü. Bu durum, seçmenlerin mevcut siyasi partilere olan mesafesini koruduğunu gösteriyor.
-
TCMB ve Enflasyon: Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, dezenflasyon sürecinin sürdüğünü ancak hızının yavaşladığını belirtti. Kasım ayı enflasyon verileri ve TCMB’nin sıkı duruş mesajları, piyasalarda faiz indirim beklentilerini öteledi.
-
Kredi Sınırlamaları: Hazine destekli Halkbank kredilerine bütçe sınırı getirilmesi, özellikle KOBİ’ler ve esnaf tarafında finansmana erişim endişelerini artırdı.
-
Sanayi Denetimleri: Sanayi Bakanlığı, uygunsuz ürünlere yönelik denetimlerini sıkılaştırarak 278 milyon TL tutarında ceza kesti. Bu adım, üretim kalitesini artırma ve haksız rekabeti önleme hamlesi olarak yorumlandı.
-
COP30 İklim Zirvesi (Brezilya): Belém’de düzenlenen zirvede, ülkeler iklim finansmanı ve emisyon hedefleri konusunda zorlu müzakereler yürüttü. Zirve, “iklim işbirliğinin hala canlı olduğu” mesajıyla kapansa da, radikal kararların alınamaması eleştiri konusu oldu.
-
Ukrayna Barış Görüşmeleri: Ukrayna heyetinin barış planını görüşmek üzere ABD’ye gitmesi, savaşın diplomatik yollarla çözümü için yeni bir pencere açılıp açılamayacağı sorularını gündeme getirdi.
-
ABD-Çin Ticaret “Ateşkesi”: İki süper güç arasında tarifelerin düşürülmesi ve ihracat kontrollerinin gevşetilmesi konusunda sağlanan bir yıllık “ticari ateşkes”, küresel piyasalara nefes aldırdı. Bu gelişme, ticaret savaşlarının yarattığı belirsizliği kısa vadede azalttı.
-
Emtia Rekorları: Gümüş, tüm zamanların rekorunu kırarken; altın da yükseliş trendini sürdürdü. Bu durum, yatırımcıların güvenli liman arayışının ve endüstriyel talebin (gümüş için) devam ettiğini gösteriyor.
-
Teknoloji Hisseleri Rallisi: ABD borsalarında, Amazon gibi teknoloji devlerinin güçlü bilançoları ve yapay zeka iyimserliğiyle teknoloji hisselerinde (Nasdaq) yukarı yönlü sert hareketler görüldü.
-
Havacılık Krizi: Airbus uçaklarının bir kısmının teknik nedenlerle yere indirilmesi, havacılık sektöründe kapasite sorunlarına ve hisse bazlı dalgalanmalara yol açtı.
(Yapay Zeka kullanılarak özetlenmiştir.)
Portföy getirim ile BIST100/SP500 endekslerini kıyaslamam gerekirse; Kasım ayında portföyüm %2.82 düşmüş. Buna kıyasla BIST100 endeksi dolar bazlı %1.64, SP500 ise %0.22 düşmüş. Bu endekslere kıyasla benim portföyümün daha fazla düşmesinin temel sebebi portföyümün yapay zeka ve teknoloji ağırlıklı olması. Ekim ayında S&P500 endeksi %1.92, BIST100 ise dolar bazında %1.25 düşmüştü. Bunların yanında ise benim portföyüm %8.10 artmıştı. Nasıl ki endeks çok arttığında benim portföyüm daha çok artıyorsa, belirsizlik içerisinde olunca da portföyüm daha çok düşüyor.
Gelelim sırayla yatırımlarıma;

Kasım ayında, her ay yaptığım aylık yatırımım sayesinde VTI ve VEU fonlarına toplam ortalama 110$ eklemede bulundum. Bunun yanında SMR pozisyonumu tamamen kapattım. Her ne kadar gelecekte Nükleer Enerji sektörünün çok büyüyeceğini düşünsem de, bir yandan da SMR’in geçtiğimiz dönemki artışının yapay zeka kaynaklı olduğunu biliyorum ve açıkçası bu durum bana güven vermiyordu. Nedenini yapay zeka konusu üzerine bu hafta yazacağım yazıda daha detaylı anlatırım. GOOGL hissemde de azaltmaya gittim ve 1.5 hisse sattım. Aslında her ne kadar satmak istemiyor olsam da, kendime GOOGL alırken 300$ fiyatına geldiğinde biraz satarak kâr realizasyonu yapacağım konusunda söz verdim ve bu nedenle ufak bir satış yaptım. İleride daha fazla satış yapmayı düşünmüyorum.

Diğer Fon & Hisselerime bakıldığında göze çarpan tek şey 5 adet BİST hisseleri. Borsa İstanbul’a uzun vadeli yatırımın sakıncalı olduğunu düşünsem dahi, kısa-orta vadede yatırım yapılarak çok daha iyi sonuçlara ulaşılabileceği kanaatindeyim. Bu nedenle de, kendim hisse bulmaktan çok her ay bir içerik üreticisinin model portföyünü kopyalıyorum. Uzun vadede nasıl bir sonuca ulaşacağımı beraber göreceğiz. Her ay 5 hisse değişiyor ve ayın başında yeni 5 hisseyi aynı miktarlarda alıyorum.

Sonunda ufacık bir kripto yatırımı da yaptım. Şimdilik yalnızca portföyde gözükmesi için yaptım fakat Bitcoin istediğim fiyata ulaştığında (ATH’dan %60 düşüş) alımlarımı arttıracağım. Bitcoin ile ilgili daha detaylı bir yol haritası çizeceğim.

Portföyümün %15’ini ise sabit getiri/altın kaplıyor. Gittikçe artmaya başlayan hisse marketi karşısında hedge amaçlı sabit getiri ve nakit ürünleri tutuyorum.

CS2 yatırımlarım ise bu şekilde. Artık alım yapmayı son derece düşürdüm ve sadece bekliyorum. Buradaki 2,200$’ı, bir anda 0’a inse de üzülmeyeceğim şekilde ayarladım. Kişisel olarak kendime güvendiğim için yaptığım bu yatırımlar gerçekten Bitcoin’den bile daha volatil. Ay içinde bir artıya bir eksiye doğru savruldu ama ben buna hazırlanmıştım ve böyle olacağını biliyordum.

Bunlar ise nakit pozisyonlarım. 1349.8$ nakit olarak yatırım yapılmayı bekliyor.
Gün geçtikçe hızla artan ve rasyonellikten çıkmaya başlayan market karşısında altın başta olmak üzere hedge pozisyonlarımı arttıracağım. Gittikçe bir balona doğru yaklaştığımız belli ve bunun karşısında daha az volatil bir portföye sahip olmak istiyorum.
Bu aylık bu kadar, bir sonraki ay görüşmek üzere…